http://eylulozlemi.blogspot.com/

aklıma esenler

Çarşamba, Ocak 16, 2008 - Sen N'ettin Amca Bize

Kategori: yolculuk

Bugün her zaman ki gibi dersaneden çıkmış otobüsümüzü ilk defa tam zamanında yakalamış olarak en arkadaki koltuklara kurulmuştuk. Gülşah ve ben yan yna Oktay'da bi ön sırada oturuyordu. Tam muhabbet kurmuşuz ki arka taraflara doğru yaşlı bi amca ilerledi ben yardımsever, saygılı bi genç kız olarak kalktım ve amcaya yer verdim. Ayağa kalktığımda amca 'okuyo musunuz?'  diye sordu ve ben o anda korkunç gerçeği farkettim. Bu amca bir kaç hafta önce Oktay'la durakta karşılaştığımız ve sürekli konuşan amcaydı. Anında Oktay'a durumu kısa bi  mesajla bildirdim ve 'yandık' anlamında bakıştık. Gülşah zavallım herşeyden habersiz amcanın anlattıklarını dinliyor arada bir 'çattık' dercesine gülüyordu. Amca okuduğu okuldan girdi, çocuklarının yaşadığı ülkerelere, üniversiteye girerken neler yaptıklarına, iş hayatlarında ne kadar başarılı olduklarına kadar her şeyi anlattı. Sonra bi ara Barbaros Bulvarı'nın isminin nerden geldiğini, Büyükdere Caddesinin nerelere uzandığını, eski tramvayların Eminönü'nden; Feriköy, Şişli, Taksim, Çapa ve bilimum yerlere kadar kadar gittiğini, gençlerin ne kadar duyarsız olduğunu, kendi şehirlerini farketmeden yaşadığını anlattı durdu. Biz bu arada çaktırmadan gülüyoruz ama amcaya da saygısızlık etmek istemiyoruz. Amca bir yandan konuşuyor bir yandan da takma dişlerini düzeltiyordu. İşte bizim asıl gülme nedenimiz de buydu. Sık sık şlap sesleri eşliğinde dişlerini yerleştiriyordu. Bi ara Gülşah cama yapışmış amcaya çaktırmadan gülmeye çalışıyordu. Ben tam ciddi bi ifadeyle amcayı dinliyorum, ama Gülşah'la gözgöze geldiğimiz an onun gülmesine bakarak tekrar krize giriyorum. Oktay'da amcanın diş olayını taklit ederken ona ayrıca gülüyorum. Yani otobüs boyunca kriz üstüne kriz... Bi ara arkamı döndüğümde kara kaşlı kara gözlü pala bıyıklı bi abinin(karışmasın diye abi diyorum yoksa o da amca sayılır) bizi daha doğrusu amcayı dinlediğini farkettim. Adam Pisa Kulesi gibi yan yatmıştı. En son konumuz başörtü-türban konusuydu gülmekten konun başını kaçırmış olduğumdan tam anlamadım bi ara "gereksizdir din bunu emretmiyor" falan dedi. Ben tam lafa girdim "ne alaka" falan die o sırada durağa gelmiştik, kalktım kapıya yöneldim. O anda devreye pala bıyıklı abi girdi; başörtü gereklidir falan gibi bişi söledi sonra yaşlı amca cevap verdi ve Gülşah'la ben Oktay'ı o otobüste biçare bırakarak indik ve anında kahkaha atmaya başladık. Gülmekten kelimeleri toparlayamadık bile eve gelene kadar hala suratımda şapşal bi sırıtma ifadesi vardı eminim millet "bu kız tırlak" demiştir. Bize böyle komik ama baş ağrısı dolu bi gün yaşattığın için teşekkürler amca. Sayende bundan sonra o saatte 28 O'ya binmeyi düşünmüyorum. Oktay'dan hala haber alamadım sanırım o işkenceye daha fazla dayanamadı...

Yorumlar (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Kasım 26, 2007 - Yılbaşı mı Noel mi?

Kategori: yolculuk

     Yeni yıl geldi ya her yerde Noel Baba'lar çam ağaçları falan belirdi. Artık niyeyse? Kutladığımız sadece yeni yıl değil mi? O zaman Noel Baba'nın ne işi var en merkezi cadde üstlerinde. Noel Baba Hristiyanlar için Hz. İsa'nın doğuşunu kutlamak amacıyla 25 Aralık'ta yapılan biraz dini biraz da eğlenceli törenler değil mi? Ve çam ağacıda bu zamanlarda hem süslemek hem de dostların, arkadaşların hediyelerini yerleştirmek için aracı olan bir obje değil mi? E o zaman neden her yılbaşı yaklaştığında kanallarda Noel Baba'lar, çam ağaçları dolaşıyor?

     Her sabah Şişli'den Beşiktaş'a dersaneye gidene kadar 3 tanesi devasa büyüklükte olmak üzere 6-7 çam ağacı görüyorum nedense, her mağazanın kapısında ya da çam ağacının altında bi adet Noel Baba bulunmakta... Bu bana çocukken izlediğim yabancı filmleri hatırlatıyor. Hepsinde böyle sahneler var ama arkadan yükselen "Hoh Hoh Hooohh Mutlu Noelleeerr" sesiyle birlikte... Bu ağaç ve Noel Baba geyiğine öyle bi alıştık ki yakında 31 Aralık'ta yılbaşı değil 25 Aralık'ta Noel kutlayalım deseler "İyi peki. Olur" dicez. Allah aşkına dikkat edelim yaa. Farkında olmadan iyice Hristiyanlaşıyoruz ay pardon bunu adı "BATILILAŞMAK"TI

    

Yorumlar (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazar, Ağustos 23, 2007 - COW PARADE MÖÖ

Kategori: yolculuk

Pazar günü Elif’le elimize fotoğraf makinemizi kentli inekleri avlamaya çıktık. İlk hedefimiz Cevahir AVM’ydi çünkü çok sayıda ineğin Cevahir’e sığındığını ve karın tokluğuna mankenlik yaptığını öğrendik.

Cevahir’in önünde bir alışveriş çantası, içinde de yok yok; ruj , topuklu ayakkabı, telefon ve daha neler var neler…

alisveris sepet( www.negatif.com ) 

Daha sonra yeşil lamba cini olan inekçik vardı ama bu lamba değilde süt şişesi ciniydi

 alaaddinin sihi( www.negatif.com )

 . İçerdede baş köşeye bir tahta kurulmuş kaytan bıyıklı Cemil İpekçi; pembe çiçekli kaftanıyla boylu boyunca uzanmış.

cemil ipekci( www.negatif.com ) 

 Bir diğeriyse Philips’in DOĞADOSTU kitap okuyan ineğiydi. Yeşil renkli, boynuzlarının yerinde enerji lambaları olan ve önündeki kitabı okuyan inekçik. Ama bizim duyarsız insanımız sanat eseri falan demeden gitmiş o boynuzlardan birini kopartmış, artık n’apıcaksa belki evinde kullanır. İşte duyarsızlık ve eğitimsizlik insanı böyle yapıyor.

eco-cow panason( www.negatif.com )

     Birde Nasreddin Hoca’nın ineği var. Oooo yanlış anlamayın eşek değil inek. Heybesiyle falan pek bi sempatik olmuştu.

nasreddin hoca( www.negatif.com )

Aynı katta birde kafasız inek var. Hakkında çok terbiyesiz yorumlar yapılmasına son derece açık bi inekti . 2 kuyruk ve 2 memeli bişi işte.

kafasiz cow( www.negatif.com )

     En alt katta limon şeklinde fincanlı çook çok sempatik bir inek daha vardı boynundan da limondan kolyesi sarkıyor ve görende bir ağız ekşimesi yaratıyor.

limon cow( www.negatif.com )

     Cevahir’de ineklerden başka bir şey daha dikkatimizi çekti; 1 katı komple turlayan çufçuf tren. Yağız’ı mutlaka buraya getirmeliyiz dedik ve Maçka’ya doğru yol aldık.

     Buradaki ineklerden kısaca bahsedicem; Hintli ikiz mor inekler klasikti pek sevmedim birde siyah renkli birkaç inek vardı farklı yerlerde onlarıda o kadar sevmedim simsiyah yani neyini sevicem. Maçka Parkının önünde kocaman bir kahve fincanına yaya yaya uzanmış ineğe bayıldım , en çok onu sevdiğimi bile söyleyebilirim.

PIC_0026( www.negatif.com ) 

Sonra pembiş etekli yere uzanmış eteğinin altı görünen laptop’ta Messenger kullanan teenage inek , yara bantlı zavallı inek, direğe dayanmış telefonla konuşan iş kadını inek, fotoğraf çeken inek uçak kılıklı bir inek, öğrenci forması giyen bizden bir inek, kulağında kulaklık boynunda radyo olan ve göz kırpan muhteşem bir inek

PIC_0013( www.negatif.com )

Ot yoksa süt yok diyen grevci inek… Ve aklıma gelmeyen kimbilir kaç inek daha. Resimlerim biraz kalitesiz oldu Elif’in yanlışlıkla resimlerin kalitesini düşürmesi sonucu ama ben ertesi gün gittim Cevahir’dekileri çektim diğerlerini de bir gün gidip çekmem lazım.

     Aaaaa unutmadan her yerin Roma’ya çıkması gibi bizimde tüm yollarımız Biberon kafalı ineğe çıktı. 3 sefer gördükten sonra Elif bir kez daha görürsek bize bir işaret olsun eve dönelim dedik ve eve döndük.

PIC_0027( www.negatif.com )

     Şu Cow Parade olayını kim düşündüyse Allah razı olsun, insan kendi şehrinde turist gibi oluyor. Yanlış hatırlamıyorsam seneye Çin’de olacak bu inekçikler ya da diğer çekik gözlü vatandaşlardan birinde.

     Son gün 31 Ekim mutlaka gezin derim hatta sitede ki haritadan nerelerde olduğuna da bakın.

Yorumlar (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, August 25, 2007 - ORDU MACERALARI -1-

Kategori: yolculuk

Ordu'ya yolculuk zamanı 29 Temmuz'du ve VARAN TUR'la yolculuk  yaptık çok rahattı.

Yolculuk günü daha doğrusu akşamı Süper 5'liden Neslim beni uğurlamaya geldi. Çok zamandır görüşememiştik baya bi hasret giderdik. Ve Neslim (DİKKAT!! BENİM NESLİM  ) tatilime süper başlamama neden olacak bi haber verdi haberi burda söylemek isterdim ama ailelerimizden birinin okuma riski var ve ben bu riski göze alamam  gerekirse hikayenin kahramanları yorum olarak bildirirler. Neyse Neslim haberi verdi ve ben yolun ilk molasına kadar sırıtıkları oynadım.

Yolculuğu Varan Tur'la yaptığımızı yazmıştım gerçekten çok doğru bi seçimmiş çok rahat geldik. Şimdi burda beleşe reklam yapmak istemem ama açıkçası hakediyorlar.

Yolculuk tayfası Annem, Elif ki kendisi kardeşim olur, teyzem ve yafrucuk kuzenciğim Yağız'dan oluşuyordu. Elif, Yağıza zıplayan top almak gibi bir gaflette bulunmuştu ve biz yağızın topunun avındaydık yol boyunca. O atıyor biz arıyoruz, o atıyor biz arıyoruz bu böyle bir kaç sefer sürüyo ve her seferinde 4-5 sıra öndeki veya arkadaki yolculardan topluyoruz topu, daha doğrusu millet safariye çıkar gibi top avına çıkıyordu otobüste.

Yolculuğun 4-5. saatlerinde Yağız 3 önde oturan beyaz saçlı adamı babasına benzetti ve "babbaaaa babbaaa" diye zırlamaya başladı annemde o sırada adama servis yapan muavine "beyefendiye söylermisiniz çocuğa bakabilir mi çocuk babası sandı da" deyince muavini aldı bi gülme [Dipnot: muavin acayip matraktı ve Yağız'a sarmıştı gelip geçerken ona laf falan atıyordu]. Adama aynen iletti bu notu tabi en arka sıraya kadar herkes gülmekten koptu ,adam döndü arkasını yaşlı başlı biri, babasıyla alakası yok, ben görmedim ama muavinin anlatımıyla Yağız korkudan mı şaşkınlıktan mı bilinmez öyle bi bakmış ki biz defalarca güldük. Bu baba mevzusuda bir kaç sefer gündeme geldi. Ama adamda çok soğuktu yaa çocuk sana bakıyo bi gül en azından dimi ama nerdeeee.

Yorumlar (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, August 15, 2007 - DÖNÜŞÜM MUHTEŞEM OLACAAAK

Kategori: yolculuk

Pazartesi akşamı İstanbul'a dönüyorum size Ordu maceralarımı anlatmak için sabırsızlıkla bekliyorum

Yorumlar (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, August 4, 2007 - TATİL

Kategori: yolculuk

Siz bu yazıyı okurken bn çok uzaklarda olacağım....

 

Yalnız bu gerçekten doğru. Şu an ya Karadeniz'in azgın dalgalarıyla boğuşuyorum ya Ordu'da fındık topluyorum ya da evde sıkıntıdan patlıyorumdur.

Şu an tatilimin 1. haftasındayım size bu yazıyı geçen hafta yazmak isterdim ama www.blogcu.com sitesindeki bi sorundan dolayı bloğuma giremedim ve yazamadım ne yazık ki!

 

1 ay kadar bloğa uğrayamayacağım için yeni yazı yazamayacağım ve yorumları denetleyemeyeceğim arkadaşlarımın ters yorumlar yapmayacağını biliyorum ama yine de saçma yorumlar olursa gelince temizleyeceğim

 

İlginiz için teşekkürler.

Tekrar görüşmek üzere

Yorumlar (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Önceki Sayfaya Gider :: Sonraki Sayfaya Gider ->

Hakkımda

accık deli accık manyak çokça kendini beğenmiş bi tutamda sempatik bişeyim =)

Kategoriler

Arkadaşlarım

< Çocuk > ..
metekan
buyukguzel




SüperTeklif'e üye ol, hem sen kazan hem ben


Google Pagerank Checker


Sitene Ekle


KODBUL HTML KODCU

counter
MySpace Layouts
Myspace Cursors

WOW take a look at these MySpace Cursors & Layouts

blog ekle blog toplist