http://eylulozlemi.blogspot.com/

aklıma esenler

Pazar, Mayıse 1, 2008 - Şeytan Tacım

Kategori: oslem

Kendime yeni tac aldım. Çok uzun zamandır arıyordum hatta Beşiktaş'ta ki tokacıya sipariş vermiştim ama gittikleri yerde yokmuş. Mehmet'e Onur'a Işılıma hatta tanıdığım hemen herkese sipariş vermiştim bulursan al diye. Amaaa en sonunda kendim(maskeli masumumla) gittim buldum. Nasıl güzel mi?

 

 

 

 

NOT: Kesinlikle şeytana hayranlığımdan takmadım. Kimseye özenmedim. Allah'a şirk koşmuyorum. Kafamda ki tacın inançlarımla alakası yok. Yargısız infaz yapmayın

Yorumlar (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Nisan 29, 2008 - Bana Ait çok Özlü Söz

Kategori: oslem

Havalar sıcak ya dayanamıyorum. Sürekli aynı şeyi söylüyorum "şeker gibi kızım ericem bu sıcaklarda." Haksız mıyım ama ya. Erimezsin merak etme diyor kıskananlar, halt etmişler. hııh

Yorumlar (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Nisan 7, 2008 - Bi dialog...

Kategori: oslem

Esas Kızın Canı Arkdaşı** Sen kendini neden bu kadar seviyorsun?

Esas Kız ** Kendini sevmicemde seni mi sevicem? Soruya bak peeh

Yorumlar (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Nisil 18, 2008 - Şımarık Oslem

Kategori: oslem

Son günlerde herkes bana "sen iyice şımardın hee" diyor. Aslında ben şımarmadım sadece son aylarda üstüme mütevazi giysilerimi giymiştim ve kendimi öyle gösteriyordum. Ama havalar ısındı ve içimden de hiç mütevazi olmak gelmiyor. Eski arkadaşlarım bilirler bnm zaten nasıl şımarık olduğumu özellikle Dilşad çok iyi bilir . Bundan önceki yıllarda 15-16sında her kız gibi o zamanların en sevdiğim rengi olan pembeyi giyip, hatta ve hatta pembelere bürünüp kokoş kokoş gezer, sürekli aynaya bakar ve aynada gördüğüm harika görüntüye hayran olurdum. Sakın dalga geçtiğimi düşünmeyin, gerçekten zerre kadar abartmadan aynada bulduğum görüntüden güzelinin olabileceğine inanmazdım. Şımarıktım, kendimi beğenmiştim ve kendimi beğendiğim için olsa gerek çokta beğenilirdim. Hatta biraz utanarak söylüyorum, bir çocuk sever gibi yanaklarımı sıkarak severdim kendimi . Dilşad'da sürekli hatırlatır bunu bna.

Bi insan kendini bu kadar sever mi yaa. Kendime aşıktım resmen. Şimdi düşünüyorumda haklıymışım yaa, insan önce kendini sevmeli. Gerçi o zaman kendimden başka kimseyi sevmiyordum ama =).

"Seni seviyorum kız "diyen birine; ben sevilmicek insan mıyım

"Seni sevmiyorum be" diyen brine beni sevmeyen ölsün

"Çok kendini beğenmişsin" diyen birine kendimi beğenmiyimde seni mi beğeniim?

"Sen kendini çok beğeniyorsun ama aslında çirkinsin" diyen densizlere de senin gözlerin aşırı derecede miyop, bi doktora görün ya da sen bu gözlerle iyi yaşayabilmişsin bugüne kadar dicek kadar da küstahtım. Hiç bir lafın altında kalmaz, sürekli karşılık verirdim.

"Utanır İnsan Böyle Güzel Olunur mu" şarkısını kendime ithaf edip üstüne birde video hazırladığımı da bilirim. Ah bu ben var ya...

     Çok şımarık, küstah, ukala olmaya başladığımı söyleyen caanım arkadaşlarım; bu benim orijinal halim. Sizin aylardır gördüğünüzse oynadığım küçük bir oyundu diyelim. Eski Özlem geri döndü ve dönüşüm muhteşem oldu.

     Vatana millete hayırlı olsun...

Yorumlar (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Nisil 17, 2008 - Bahar Nezlesi

Kategori: oslem

     Hani polenlerle ilgili yazımda demiştim ya bahar alerjisi olmayın diye. Size söyleyene kadar kendim dinleseymişim ya o yazıyı yazdığım günün akşamı hapşurma krizi tuttu yoksa "hapşırma"mı? Neyse ben hapşurma dicem sonuçta "haaapşuu" die bi ses çıkıyor ortaya. Ahh yine konu dağılıyor. Topla kafanı Özlem. Heh tamam o akşam her biri 3'er kez olmak üzere biirsürü kez hapşurdum. Kendimi Polat Alemdar gibi hissettim. Sanırım 'bahar alerjisi' değilde 'bahar nezlesi'ydi. Gerçi hala tam geçmiş değil ama hapşurma kalmadı artık, nezlenin geri kalan tüm belirtileri var ama.

     Yıllardır nezle sözcüğünü kullanmıyordum ama çok güselmiş. Bi hastalığa yakışmıyor, keşke "nazlı" ismi hastalık olsaymış bnde kızım olunca adını "nezle" koysaymışım .

     Alerji olursanız yanınızda mutlaka Selpak Sensetive bulundurun demiştim ya; işte bende sözümü yutmadım ve yanımda sürekli Sensitive taşıdım. Süper bişey bu. En iyi reklam ürünün kalitesiymiş yaa, çok sağlam reklam şirketleri bile benim kadar savunmuyordur ürünü. Selpak pay isterim kazançtan ona göre.

     Hepinize sağlıklı günler diliyorum.

Yorumlar (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Nisil 3, 2008 - Günlerim Ağlak

Kategori: oslem

Durup dururken üstüme sinen ağlak havadan kurtulmaya çalışıyorum. Oluyor mu diye sorarsanız sonuç negatif. Küçük şeyler üzüyor beni büyükler o kadar etkiler mi bilmiyorum.

Sağolsun arkadaşlarımdan destek alıyorum kızdıkça onlara çemkiriyorum, sabırlı çıktılar ki bana katlanabiliyorlar. Allah razı olsun. Aslında yazmak istediğim çok şey var ama hepsi buruk, anneminde bloğumu okuduğunu düşünürsek bloğada yazamicam ama ne yapıp edip paylaşmanın yolunu bulucam.

 

NOT: Şu an eminim ki annem "acaba ne bu kızın derdi" demeye başlamıştır. Yok anne o kadar önemli diil kendi içimde halletmeye çalışıyorum

Yorumlar (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Nisil 2, 2008 - ...

Kategori: oslem

Kötü bir insan olduğumu düşünmeye başladım. İnsanları üzdüğüm için kötü bi insanım ben. Ama nasıl olur ki bu; bir insan hiç istemeden bir kalbi nasıl lime lime eder. Hiç kimse haketmedi üzülmeyi, bende üzmeyi haketmedim. Üzdüğüm içinde üzülüyorum. Cümleler karmaşık biraz ama zaten şu aralar hayatımda hiç bişey düzgün değil ki... Bırakın fikirlerim de karışık olsun yazdıklarımda...

Böyle düşünmeme sebep olan ne mi? Bir kaç yazı ve bir kaç söz... Haketmediğmi bir sevgi belki de bilmiyorum.
Farketmeden söylediğim bir sözle tuzla buz olan bir fikir yumağı... Halbuki öylesine söylenmiş bi sözdür belki. Belki söyledikten bir dakika sonra "söylemişmiydim ya" diye düşüneceğim bir söz. Ama benden başka birini yaralayabilirmiş, üzebilirmiş... Aslında birileri bana benden daha fazla değer bile verebilirmiş. Hemde bana; benim gibi kendini beğenmiş, psikopat, uçuk birine bile. Saçma görünüyor dimi. Saçma değilmiş ama gerçekler; öyleymiş... Göremedim ben orası ayrı...

Cümlelerin devamı yok hepsi (...)yla bitiyo. Keşke kafamın içinde anlamsız anlamsız koşuşan kelimeleri sizlere gösterebilsem, o zaman anlarsınız içimde ki içimi kemiren karmaşayı...

Sorunum ne bilmiyorum, etrafımı bilmiyorum, sözleri bilmiyorum, kendimi bilmiyorum yani anlayacağınız hiçbir şeyi bilmiyorum. Soru sorsanız cevap verebilecek kadar bilgim yok. Son günlerde birşeyler söyleyince anlamsız anlamsız bakıyorsam yüzünüze bilin ki bundandır.

Dediğim gibi aklımı tam olarak toparlayamıyorum. Cumartesi gününden beri kafam bulanık, duygularım bulanık, içim bulanık.

Bu karmaşa içinde de yazı yazamıyorum. Aslında yazıyorum ama bir kenara, belki bir defter yaprağı belki de sıramın üstüne. Hiçbirisi bloğa yazılmaz.

Kafam boş, kalbim boş, içim boş... Doldurmak için çaba da yok içimde. Her şey zamanla olur, her şey düzelir. En büyük depremlerin yaraları sarılmış, en büyük kayıplar hazmedilmiş, en büyük aşıklar unutmuş... Benim içimdeki sıkıntı mı bitmeyecek ki! Bitecek biliyorum, hepsi geçecek.

Üzdüm ya insanları hani değerli hani üzülmeyi haketmeyen insanları; işte onlardan bir tek şey istiyorum; istemeye hakkım var mı bilmiyorum ama istiyorum. AFFEDİN BENİ. AFFEDİN AMA AH ETMEYİN

Yorumlar (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Şubat 28, 2008 - GALATASARAY

Kategori: oslem

     Bugünün gündemi malum; GALATASARAY... Bugün bi formam olmadığı için çok üzüldüm ve en yakın zamanda GS STORE yolunu tutup kendime en klasından bi forma alıcam. Bugünse formayı unutup sarı kırmızı bişeyler giymeyi düşündüm. Ama yok!!! Sarı renk var da kırmızıyla uymuyor. Bende çözümü buldum. Converselerimin bağcıklarını sarı kırmızı taktım. Biri sarı biri kırmızı. Çok yakıştılar birkaç gün böyle kullanmayı düşünüyorum. Fazla üzülmesinler diye fenerlilere pek birşey söylemedim sadece gözlerine bakıp pis pis güldüm. Sanırım çok üzüldüler YAZIK. Birde sürekli marşlar mırıldanıp sağa sola sallandım. Özellikle Özge çok kızdı. Halbuki kendi kendime dans ediyordum ne var ki bundaaa .

     Çok mutluydum bugün dünkü stres yok oldu.

     Dün de maçtan hemen sonra herkese yani tüm bildiğim GALATASARAY'lılara tebrik mesajı gönderdim. Eğer kötü bi insan olsaydım fenerlilere de bi Tebrik mesajı gönderirdim. Ama napiim kötü bi insan değilim. Sonuçta GALATASARAY'lıyım...

     Bu arada Beşiktaşın elenmesine üzüldüm gerçekten. Olsun ya gelecek seneye artık.

     Hee az kalsın unutuyordum... fb'nin Türkiye Kupasına hasret gittiği kaçıncı yıldı bu?

 

 

 

 

 

Bu arada aşkolsun Aykut'a benim kutlama turuna çıkamadığımı bildiği için kutlama kornalarını ve marşları dinletti içimi titretti. Takımı tutmasına ben sebep oldum ama beyefendi kraldan çok kralcı oldu küstüm bitti ve de HIH

Yorumlar (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Şubat 19, 2008 - Kardan Tospaa

Kategori: oslem

Bu yıl kartopu oynamaya doydum. Geçen yağdığında Aykut'larla oynamıştık bu sefer Elif ve İlker kuzenimle oynadık. Çok eğlenceliydi. İlkercoom kartoplarını Elif'in tabiriyle kardan gülleleri suratımıza, sırtımıza ve isabet ettirdiği heryere elinden geleninde fazlası bi güçle fırlattı. Az kalsın sakat kalıoduk sanırsam. Bi ara bi kömürlük çatısına çıkıp bizi yükseklerden vurdu sonra Elif'te yanına çıktı ve bize saldırdıllar. Vahşi bu insanlar yaa.

Kartopu oynamaktan sıkılınca bizim sokaktaki küçük çocuklarla birlikte kardan adam yapmaya karar verdik. Daha doğrusu onlar kardan adam dediler bizde pek muhterem kardeşim 3lf'yle "kardan adam çok klasik daha orijinal bişiler yapalım" dedik. Bi ara ÖKÜZ yapmaya karar verdik Elif sayesinde. Ama sonra ortak görüş kaplumbağada birleşti ve heryerden yumuşak kar topladık. Uzun çabalar sonucunda çok tatlı ama biraz şişman bir kaplumbağamız oldu.

 

Bendeniz ve Şişko Tosbiğimiz Behçet

 

Tosbik Yapım Ekibi (TYE)

 

Pek muhterem sevgili kardaşım 3lf, ben ve yafru tosbiğimiz Behçet

 

Behçet'in vesikalık fotoğrafı

 

Herkese bol karlı çok eğlenceli günler diliyor bir an önce dersanemin açılmasını bekliyorum.

Yorumlar (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Ocak 25, 2008 - !!!Sensin 19 Hıh!!!

Kategori: oslem

     Şu blogcudan nefret etmeye başladım. Gıcık şey beni yaşlandırmaya çalışıyor. 19 gösteriyor yaşımı yaa. Çok takıldım bu konuya. Geçen sene 18 olduğumu kabul etmemiş Eylül başına kadar 17 demiştim soranlara. şimdide kabul etmiyorum işte 19 olmayı. Bir iki yıl önceye kadar büyük gösterirdim yaşımı. Ne zaman ki büyümeye başladıkça hayatın yüklerini artırdığını gördüm, daha da ağırlaştığını, sorumlulukların çoğaldığını, herkesin herşeyin daha fazla şey beklediğini farketttim işte o zaman vazgeçtim. Şimdi bu kadar şeyi bildiğim halde neden büyümek için o kadar ısrar ediyim.

     Burdan sözüm blogcuya. Sen yaşımı 18 göstermezsen doğum tarihimi 90 yapıcam haberin olsun. HIH 

Yorumlar (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfaya Gider ->

Hakkımda

accık deli accık manyak çokça kendini beğenmiş bi tutamda sempatik bişeyim =)

Kategoriler

Arkadaşlarım

< Çocuk > ..
metekan
buyukguzel




SüperTeklif'e üye ol, hem sen kazan hem ben


Google Pagerank Checker


Sitene Ekle


KODBUL HTML KODCU

counter
MySpace Layouts
Myspace Cursors

WOW take a look at these MySpace Cursors & Layouts

blog ekle blog toplist