http://eylulozlemi.blogspot.com/

aklıma esenler

Salı, Nisan 20, 2008 - Bit Pazarına Nur Yağıyor

Kategori: ask

Bit pazarına rahmet yağıyor... Ne oldu bilmiyorum ama millet eski sevgililerinden medet umar oldu. Halbuki atalarımız boşuna dememişler "ne boşadığın eşe ne bıraktığın işe" diye. E atalarımız boş laf söyler mi söylemeeeez. Eğer birisi sevgililik mertebesinden eski sevgililiğe düştüyse mutlaka bir sakatlık vardır olmasa niye yedeklere düşsün. Ya kötüdür ya kıskanç, ya sen sevmiyorsundur ya o, ya anlaşamıyorsunuzdur ya aldatmıştır, ya hiç sevmemişsindir ya da sonradan sevgin bitmiştir niye uzatmaya, %90 aynı şeyleri yaşayıp üzülmeye gerek duyuyorsunuz ki.

Çok katı göründüğümün farkındayım. Ama fikrim bu. Üstelik 1-2 kişi de değil 4,5,6... Sanırım bu durumu çok iyi açıklayacak  bi "çok özlü söz" biliyorum: "GELDİ BAHAR AYLARI GEVŞER GÖNÜL YAYLARI." Tabi insanlar yalnız, hava sıcak, herkes 'aşk kokusu var havada aşk kokusu var' kıvamında dolanıyor ortalarda tam bu anlarda sevgili bulamayan gençler eski sevgililerine bi şans daha verme gafletine düşüyorlar. Bu duruma önce şaşıp kalan eski sevgili adlı kız ya da çocukta bahar aşkı havasına girdiğinden balıklama atlıyor ve bir anda ortaya 'Asrın Hatası' çıkıyıor.

Bunları niye mi anlattım. Bu eski sevgililerine dönen pek muhterem arkadaşlarım gelip sevinçlerini, hikayelerini gelip bana anlatıyorlar. İstiyorlar ki onlar gibi seviniim, havalara uçiim. Ama olmaz. Fikir bana baştan ters... Fikrimi belirtince de anlayışsız arkadaş oluyorum. Şimdi durumu burda topluca herkese anlatiimde 'anlayışsızlık yaftası'ndan kurtarayım kendimi. Napiim inanmadığım fikre tapıyor numarası yapmak hiç bana göre değil.

Aklınızı başınıza alın. Eğer illa onu istiyorum diyorsanız ne diim. !!!Berhudar olun!!!

Yorumlar (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Nisan 6, 2008 - A.Ş.K

Kategori: ask

Aşkın kendi gözümdeki anlamını yeni yeni farkediyorum. Bnim için aşk öyl ekarşılıklı olan bişi değilmiş zaten karşılıklı olan şeyin adı aşk değilmiş.

Platonizmin masum bi kurbanı olmak acaip hoşuma gidiyor. Asla gerçekleşmeyecek hayaller kurup gerçekleşmeyince üzülüyorum. Ve bu üzüntüler beni saçma bi şekilde sevindiriyor. Mazoşistçe kendimi üzmekten zevk alıyorum. Sorunlu muyum, psikopat mıyım, tırlak mıyım bilmiyorum. Anlamıyorum Allah'ım nasıl bi insanım ben.

Ama çoğu kişi farketmiştir en büyük aşklar karşılıksız olanlardır. En çok yara bırakan, en çok mutlu eden, en çok üzen ve en çok etkileyen.

Yorumlar (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, Nisan 3, 2008 - Kız Milleti

Kategori: ask

Kıskanılmaya hazır kızlara; O kimdi? Allah muhabbetinizi artırsın. Eski sevgilin miydi?

Eşitlik düşmanı kızlara; Ben gezerim ama sen gezme! Onlar benim sadece arkadaşım ama seninkilerin gözü göz değil!!

Kendine güvensiz kızlara; Ben yokken gitme oralarda başına bişey gelir!. Tek başına yapma yanına arkadaşını, anneni vs. al!!.

 

Kızlar koyun gibi güdülmeye o kadar müsait ki bende erkek olsam karışır, bende ezerdim. Allah aşkına azıcık irade gösterin de ezdirmeyin kendinizi...

Yorumlar (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Mart 21, 2008 - Kıskançlık

Kategori: ask

İnsanlar aşık olurlar. Aşık olduklarını söylerler, bir şeyler yaşarlar ama bazen birden herşey değişir. Tanırken bilirsin nasıl davrandığını, kişiliğini, arkadaşlık ilişkilerini ama sevgili olunca bazı hareketleri batar. Yakın arkadaşlarıyla samimi tavırları, senden ayrı plan yapması, kız erkek farketmez bir başkasının yanında durması gülmesi konuşması... Kıskançlık ruhu sarmıştır ama kurtuluş yoktur. Vücutta hızla ilerleyen kıskançlık tüm aklı mantığı etkisi altına almış, aynı hızla ilişkiye zarar vermeye başlamıştır. Kıskanan kişi sorunu kendinde aramaz, karşısındaki hep suçludur çünkü. Başka arkadaşları vardır, kankam ablam ya da abim dediği insanda kuşkusuz ona karşı bi şeyler hissediyordur. Sevgili de boş değildir. Bu olayların içinde tek suçlu kendisinden başka bi hayatı olduğunu düşünen sevgilidir. Halbuki niye olsun ki? Bu iki kişi birbirini seviyorsa hayatlarında başka kimse olmamalıdır... Kıskanç kişi sevgilisini var gücüyle kıskanmaya devam eder. Sevgili olan şahsiyet durumu anlatmaya çalışır, seni seviyorumlar havada uçuşur ama kıskanç dinlemez. Bu durumda ilişkideki kavgalar artar ve hazin son. Ayrılık

 

 

İşte kıskançlık abartılınca böyle bir durum çıkıyor ortaya. Herkes kıskanır az ya da çok. Zaten seven insan kıskanır, kıskanılmakta dozunda bırakılınca herkesin hoşuna gider ama işte o dozu ayarlamak bazen problem olabiliyor.

Yolda yürürken biri döner bakar; vay niye döndü baktı

Eski bi arkadaşı görür selamlaşır ya da arkadaşça sarılır; sen beni aldatıyorsun

Yolda eski segiliyle karşılaşılır bi selam verip geçilir; hala onu mu seviyorsun

Biraz moral bozuktur dalgın olunur; kimi düşünüyorsun...  Bunlar böyle uzar gider.

 

Seven insan kıskanır derler. Tamam doğrudur ama kıskanmak demek hayattan bezdirmek demek değildir ki ya da öyle olmamalıdır.

Çok yakın bir arkadaşımdan örnek vermek istiyorum. İsmini vermicem sadece durumu anlatıcam. Geçen yıllardan birinde Taksim'de erkek arkadaşıyla gezerken çocuk bi travestiye dönüp bakmış, ama kötü bi amaçla değil "nasıl da kadına benziyo ya" diye. Arkadaşımda görmüş bunu travestiyide kadın sanmış ve kıyametleri kopartmış. O günü burnundan getirmiş çocuğun. Çocuk ne kadar anlatsada bnm keçi arkadaşım dinlememiş. Böyle şeyler ilişkiyi zorlar. Seviyorsan güvenmen gerekmez mi? Zaten güvenmezsen bi süre sonra sevgide biter.

Çok yakın zamanda çok sevdiğim bi arkadaşımın pek de sevmediğim sevgilisiyle ilişkileri kıskançlık yüzünden darbe aldı. Daha sonra bu darbelere başka artçı şoklarda eklendi ve ayrıldılar. Ayrılmalarına üzüldün mü derseniz zerre kadar üzülmedim. Sadece arkadaşımın suratını asması, mutsuz olması üzdü beni.

Aşırı kıskançlığı takip ederseniz yol her şartta ayrılığa çıkar ayrılık olmasada mutsuzluğa. Az dikkat edin sevdiğiniz insanı üzmeyin ne gerek var ki işleri zorlaştırmaya.

 

Not: Sanki ilişki uzmanıymışım gibi akıl vermiyo muyum çok seviyorum kendimi. Deneyimsiz olduğum bu konuda etrafımda gördüğüm kötü örnekler beni profesör yaptı. Vatana millete hayırlı olsun.

Yorumlar (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Şubat 14, 2008 - Can Dündar-Eğer

Kategori: ask

Can Dündar aşkı öyle güzel tarif etmişki duymayan bilmeyen kalmasın istedim. İnsanın kalbi yerine sığmaz ve bunu tarif edemez ya Can Dünda tarif etmiş işte... Benim dinlerken gözlerim doldu garip bi hisle... Doya doya keyifle okuyun herkesin böyle bir aşk bulması ve bu aşkların karşılıklı olması dileğiyle...

 

 

Eğer ;

 O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...

 sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

 ve O, her durduğunuz yerde duruyor,

 her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,

 hüzünlendikçe ağlıyorsa...

 dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu

 bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...

 hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,

 O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

 her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...

 her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...

 bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez

 ÖZLEM saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

 iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...

 iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

 eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın

 O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

 kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...

 ÖZLEMi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...

 hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

 O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,

 vuslat sehere denkse...

 gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;

 bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...

 uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

 dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

 bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...

 Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,

 sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

 ...o halde bugün sizin gününüz!..

 "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

 Can Dündar

Yorumlar (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Şubat 14, 2008 - Murat Evgin-Sevgililer Günü

Kategori: ask

Murat Evginden harika bi şarkı yolluyorum... Size Bize Hepimize... 14 Şubat'ı yalnız geçiren herkese benden hediye olsun

 

ELİMDE ÇİÇEKLERLE

BEKLİYORUM AYNI YERDE

DOKUZ - ON GÜN OLDU GALİBA

GELMEZSİN BUNDAN SONRA : (

KADER DEĞİL BAZI ŞEYLER

HERKES KENDİ BELİRLER

KIRIK BİR KALP VE İŞTE BEN

İFLAH OLMAZ BİR KAYBEDEN

HELAL OLSUN BANA VALLA

İMKANSIZI AŞMIŞIM

SEVGİLİLER GÜNÜNDE

YALNIZ KALMAYI BAŞARDIM

HELAL OLSUN BANA VALLA

R REKORA İMZA ATTIM

ON MİLYONLUK BİR ŞEHİRDE

YALNIZ KALMAYI BAŞARDIM

EŞ DOST TESELLİ ETTİLER

ACIMI DİNDİRDİLER

“ELİNİ SALLASAN ELLİSİ !”

“SANA KIZ MI YOK HOCAM!”DEDİLER

HERKES SALLIYOR HAYBEDEN

BENSE YAŞIYORUM HARBİDEN

KIRIK BİR KALP VE İŞTE BEN

İFLAH OLMAZ BİR KAYBEDEN

 

Yorumlar (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Kasım 6, 2007 - Hadi GİT!!!

Kategori: ask

Yaa son zamanlarda hep şiirden gidiyorum ama bu şiirede bayıldım. Ve gerçekten pek çok kişinin duygularına tercüman oluyor her beyit. Allah Cemal Safi'nin şiir yazan ellerine zarar (burda zev-al yazıyordu ama nedenini bilmediğim bir şekilde blogcu.com tarafından sansürlenmiş ****** olarak.) vermesin Amin =)

 

 

 

HADİ GİT

 

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.

Mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin
.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.

Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm!
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum!

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git! ...

 

 

 

CEMAL SAFİ

Yorumlar (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, Ağustos 15, 2007 - bi garip içim bilmem ki niye?

Kategori: ask

     Hani insan bazen bi garip hisseder kendisini. İçinde bi duygu vardır ama ne olduğunu bilmezsin. Gülesin gelir durup dururken ama kalbinin bir yerinde, sebepsiz bir hüzün gülmene engel olur. Yüreğinde durmak bilmeyen bir heyecan, karnında garip bir kımıldanma. Aslında ne zaman olduğunu bilirsin bu duygunun ama kalbinde o nedenden eser yoktur. Normal bir zamanda, aşık olmuş bir vücudun tepkileridir bunlar. Ama çevrende aşık olabileceğin kimse yoktur. Bu duyguyu hissedince kalbin yaydan çıkmış ok gibi birilerine bakınır, aşık olabilme potansiyeli olan birine, ama bulamaz çünkü yoktur.

    Bu duyguyu kalbine musallat eden ya bir şarkılar topluluğudur ya romantik bir dizi ya da etrafta salına salına dolaşan çok mutlu bir çift. Aslında kalbindeki delilik dursun istemezsin ama boşa çarpsında istemezsin. Ama o seni dinlemez ve atmaya devam eder. Ta ki hüzünlü bir aşk portresi görene kadar ya da umutsuzluğun farkına varana kadar.

     Bilmiyorum nerden aklıma geldi bu yazı. 3 dakika bile sürmedi bu yazıyı tamamlamam. Umarım kalbim durdurur boşuna atmayı. Durdurmazsa bir süre daha böyle boş boş atması gerekecek çünkü

Yorumlar (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Mayıse 20, 2007 - bacaksızlardan aşk dersleri

Kategori: ask


SORU: SENCE AŞK NEDİR?

- Aşk, sevgilimizle aramızda bi sürü kötü şey meydana gelmeden önce hissettiğimiz şeydir. (: ))))))

- Benim anneannem sırtından hasta olmuştu ve eğilemediği için ayak tırnaklarına oje süremiyordu, dedemin de parmakları hasta olmasına rağmen anneannemin ayak tırnaklarına hep oje sürüyordu. Bence aşk budur.

- Sizin adınız size aşık olan birinin ağzından daha değişik çıkar, o size adınızı söylediği zaman "benim ne güzel adim var" diye düşünürsünüz...

- Aşk birlikte yemeğe gittiğimiz zaman sevgilimizin kendi kızarmış patateslerini bizim tabağımıza koyması ve bizim tabağımızdan hiçbir şey almamasıdır.

- Aşk, biri sizi ne kadar kırmış olsa da sırf o üzülür diye ona kötü bir şey söylememektir.

- Aşk çok yorgun olduğumuzda bizi gülümseten bir şeydir.

- Aşk, annemiz babamıza kahve yaptığı zaman ona götürüp vermeden önce kendisinin bir yudum içmesi ve tadının çok güzel olduğunu kontrol etmesidir.

- Aşk her zaman öpüşmektir... öpüşmekten yorulduğunuz zaman bile hala birlikte olmak ve çok konuşmak istersiniz. Benim annemle babam da böyleler.

- Aşk, sevgilimiz bir şey söylüyorsa yılbaşı hediyelerini açmayı bile bırakıp onu dinlemektir.

- 'Senden nefret ediyorum' dediğimiz birine ilerde aşık oluruz.

- Aşk sarılmaktır... Aşk öpüşmektir... Aşk "hayır" demektir.

- Aşk sevgilimizin her şeyini bildikten sonra bile onunla çok iyi arkadaş olabilmektir.

- Aşk kocamız çok terliyken ve kötü kokuyorken bile ona "Sen Bruce Willis'ten daha yakışıklısın" demektir.

- Aşk, köpeğinizi bütün gün evde yalnız bıraksanız bile eve döndüğünüzde size koşup bütün suratınızı yalamasıdır.

- Aşk, Sevgililer Günü kartlarının üzerinde yazan şeyleri sevgilimize söylemek, ama başkalarına söylerken yakalanmamaktır.

- Birine aşıksanız, kirpikleriniz hareket ettikçe gözlerinizin içinden yıldızlar çıkar.

- Eğer aşık değilseniz "seni seviyorum"demeyin, ama gerçekten aşıksanız hep "seni seviyorum" deyin, hem aşıksanız hem de "seni seviyorum" demiyorsanız çok ayıp.

------------------------------------------------------

Yorumlar (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Önceki Sayfaya Gider :: Sonraki Sayfaya Gider ->

Hakkımda

accık deli accık manyak çokça kendini beğenmiş bi tutamda sempatik bişeyim =)

Kategoriler

Arkadaşlarım

< Çocuk > ..
metekan
buyukguzel




SüperTeklif'e üye ol, hem sen kazan hem ben


Google Pagerank Checker


Sitene Ekle


KODBUL HTML KODCU

counter
MySpace Layouts
Myspace Cursors

WOW take a look at these MySpace Cursors & Layouts

blog ekle blog toplist