http://eylulozlemi.blogspot.com/

aklıma esenler

Pazartesi, Eylül 29, 2007 - İstiklal marşı videosu

Kategori: Turkiyem

Bu linki mümkün olabildiğince çok kişiye gönderin. Amaç youtubeda en çok izlenen videonun olmasının sağlanması. Böylece birileri tekrar tekrar anlayacak bu bayrağın dalgalanmasının durdurulamayacağını

http://www.youtube.com/watch?v=USXOKqwsMCc

Yorumlar (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi, Eylül 22, 2007 - ALIŞMAYACAĞIZ

Kategori: Turkiyem

     Bize bağışıklık kazandırmaya çalışıyorlar, nasıl Irak'ta masumlar öldü ilk günler çok üzüldük, uykularımız kaçtı, her kanalda son dakika haberlerini bekledik sonra ki günlerde alıştık haber bülteninde görsek kanal değiştirdik ya. İşte yine aynısını yapmaya çalışıyorlar. Ama biz alışmicaz her seferinde etimizden parça kopar gibi, kendi evladımız, abimiz, sevdiğimiz ölmüş gibi düşünücez, çünkü onlar bizim için savaşıyorlar, şehit olmalarına bir süre sonra alışırsak bizim için bu vatanı kurtarmış herkese Atatürk'e, Çanakkale şehitlerine, ve bugün şehit olan herkese büyük haksızlık, büyük saygısızlık olur. Duyarsız, ruhsuz olmamalıyız, çünkü onlarda bunu istiyor.

Bu vatan bölünmez olmayan akıllarına sokamıyorlar bunu.

Yorumlar (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi, Eylül 22, 2007 - Şehitlerimize

Kategori: Turkiyem

Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!

Nerde gösterdiği vahşetle "bu bir Avrupalı"

Dedirir yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer

Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.

Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,

Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.

Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.

Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...

Hani tauna da zuldür bu rezil istila...

Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,

Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,

Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;

Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,

Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ...

Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.

Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,

Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;

Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,

Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer

O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,

Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,

Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?

Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?

Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.

Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,

Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;

Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;

“O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.

Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...

Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?

“Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...

Seni ancak ebediyetler eder istiab.

“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;

Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;

Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;

Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;

Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,

Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...

Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,

Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

                                      

 MEHMET AKİF ERSOY

Yorumlar (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazar, Eylül 21, 2007 - ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

Kategori: Turkiyem

Turkiye( www.negatif.com )

     İçim acıyor. Gözlerimizin önünde gönlümüzden parçalar toprağa düşüyor, can veriyor. Biz rahat, biz huzurlu yaşayalım diye ama huzur bulamıyoruz. Onlar ŞEHİT olmaya devam ettikçe de bulamayacağız.

     Bugün içimden neler geldi bir bilseniz... Bulduğum, gördüğüm her pkklıyı öldürmek, ama öyle kurşun sık ölsün gibi değil... işkence ede ede, günlerce öldür beni diye yalvartırcasına öldürmek, kurstan bir arkadaş demişti "o itoğluitleri caydıracak şey  3-5 tane soysuzu ŞEHİT ANALARININ eline verecekler onlara en büyük ceza bu olurdu". Gerçekten ne iyi olurdu, idam kalkmamış olsaydı onları  ibret-i alem için Amerika görsün diye, barzani görsün diye, talabani görsün diye, Taksim Meydanında derilerini yüzerek yalvara yalvara öldürmek.

     Kim ne ister o kınalı kuzulardan, şerefsiz bi amaç uğruna nasıl Şehit edersin sen Şanlı askerlerimizi. Doğudaki askerlerimiz terhislerini istemiyormuş, işte görsünler, korkutamıyorlar bizi ne olursa olsun Türküz ve birbirimizden kopmaya niyetimiz yok.

     Biz sizin gibi korkunca kaçışmıyoruz, onun bunun kanadı altına sığınmıyoruz, biz gururumuzla ve her zaman ki bütünlüğümüzle karşınıza dikiliyoruz.

     Aslında satırlar boyu küfür etmek istiyorum, bela okumak istiyorum, bizi bölmek için uğraşanları lime lime etmek istiyorum ama sadece Şehitlerimiz için dua edicem. Onlar bu vatan için ölürken sanıyormusunuz ki siz huzurlu olacaksınız? ne bu dünyada ne de ahirette huzur bulamayın inşallah. Ölmeden mezara girin inşallah mezarınızda ters dönün.

   ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

 

 

 

Yorumlar (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Önceki Sayfaya Gider :: Sonraki Sayfaya Gider ->

Hakkımda

accık deli accık manyak çokça kendini beğenmiş bi tutamda sempatik bişeyim =)

Kategoriler

Arkadaşlarım

< Çocuk > ..
metekan
buyukguzel




SüperTeklif'e üye ol, hem sen kazan hem ben


Google Pagerank Checker


Sitene Ekle


KODBUL HTML KODCU

counter
MySpace Layouts
Myspace Cursors

WOW take a look at these MySpace Cursors & Layouts

blog ekle blog toplist